Devrim Arabalarını Deviren Millet...
Fıkra bu ya üst rütbeli zebaniler cehennemi teftişe gelecek
olmuş . Cehennemde her ülkeden gelen insanların içine atıldığı kazanlar
varmış . Sırayla her ülkeye ait kazanın yanından geçmişler . Kazanın başında
bir zebani kazandan fırlayanın tepesine vuruyormuş tekrar kazanın içine
düşüyorlarmış . Ancak tam Türkiye nin kazanının önüne geldiklerinde baş zebani
hiddetle bağırmış .
-
Bu ne rezalet nerede buradaki görevli ?
-
Efendim onun başında bir göreliye gerek görmedik
-
Bu ne saçmalık , niye görevliye gerek görmemişsiniz ?
-
Efendim Türklerin bir özelliği var , onlarda yukarı
çıkmak isteyen kim olsa mutlaka biri aşağıda çekiyor bu yüzden durmaya gerek
görmedik başlarında
Dedik ya bu sadece bir fıkra . Örneklerle güçlendirmek için
bir gayretim olmayacak , gülüp geçesiniz diye yazdım . Birde tarihten bir
dipnot olarak günümüze gelen bir sinema filmini anlatmak için .
Filmin adı "Devrim Arabaları"
Yıl 1961. Ordunun binek otomobil gereksinimini karşılamak
için, Cumhurbaşkanı Cemal Gürsel otomobil üretilmesini ister. 16 Haziran
1961'de Devlet Demiryolları Fabrikaları ve Türk mühendislerine görev düşer.
Tamamen Türk mühendislerince, Türk yapımı bir otomobil yapılmasına karar
verilir. Yapılan üst düzey toplantılarda alınan kararla, dört buçuk ay gibi bir
zamanda Devrim Otomobil'in tamamlanması gerekmektedir. Otomobil 29 Ekim 1961
Cumhuriyet Bayramı'na yetişmelidir. Ödenek, bir milyon dört yüz bin Türk
Lirası'dır.
İnanılmaz şey gerçekleştirilir, Türk mühendisleri gece
gündüz, büyük bir özveri ve azimle Devrim Otomobil'i yetiştirirler. Eski bir
altı silindirli Chevrolet motorunun iki silindiri kesilerek kalıp yapılmış,
motor gövde ve başlığı Sivas Demiryolları Fabrikası'nda dökülmüştür. Ankara
Fabrikası'nda işlenmiştir. Segman, piston Eskişehir'de yapılıp, Ankara
Fabrikası'nda monte edilmiştir. Gücü kırk BG'dür. Şanzımanlar tamamen yerli
olarak Ankara Fabrikası'nda yapılmıştır. Orijinal jantlarında ve kaputta
"Devrim" yazmaktadır. Ön panel kadranları Türkçedir; yani "yağ", "benzin",
"hararet".
Devrim Otomobil'inin son eksiklikleri Eskişehir-Ankara
arasında trende giderilir. İki otomobil vardır trende; cilalanır, tehlikeye
karşılık benzin koyulmaz. Cumhuriyet Bayramı törenine cumhurbaşkanı bu
otomobille gitmek istemektedir. Törene cumhurbaşkanını götürecek otomobile zamanında
benzin koyulması unutulur. Yüz metre sonra otomobil durur... Direksiyondaki
mühendisin benzin bitti demesi üzerine cumhurbaşkanı; "Batı kafasıyla otomobil
yaptınız, Doğu kafasıyla benzin koymayı unuttunuz," der. İkinci otomobile
benzin koyularak yola devam edilir ancak; "Devrim Otomobil" basının diline
düşmüştür artık...
Ertesi gün bütün basın, arkasına yerli ve yabancı işbirlikçi
güçleri alarak "Devrim"e saldırırlar. Türk mühendisleri ve Türk
otomobili yerden yere vurulur. Hiçbir yerde, hiçbir otomobil bu kadar
karalanmamıştır. Kimileri modeli çalıntı der, kimileri Türk mühendislerinin
yetersizliklerini eleştirir. Hiçbir gazetede öteki otomobil ile Anıtkabir'e gidildiğinden hiç
söz edilmez.
Film bu yaşanmış olaydan yola çıkılarak hazırlanmış . Henüz
izlemedim ve izleme fırsatımda olabilir mi bilemiyorum . Benden tavsiye
fırsatınız olursa izleyin sonrada anlatın bize de =))
Cem Yılmaz ın Türk Telekom gösterisinde ki bu kadar zamandır
beni buradan nasıl indirmediler söylemine katılmamak içten değil . Gaddarız
kendimize hiç kimseye olmadığımız kadar , hayranız yabancıya kendimize düşman
olduğumuz kadar .
NOT : Turgut Özakman ‘ın katıldığım bir söyleşisinde
sarfettiği bir cümle "memleketimizin ilginç bir özelliği var . Her kişiden
yalnız biri vatanperver oluyor"