| | Create free blog ( Türkçe , Deutsch , Español )

Muhibbi

7 "facebook" etiketi kullanan gönderi "facebook" etiketi kullanan diğer içerikler resimler , videolar

İzmirli Blogcular Toplanıyor

İzmirli Blogcular Toplanıyor
 
İnternette rastlantı eseri denk geldiğim bu aktiviteyi Alisko isimli blogun sahibi Ali Bahsisoğlu düzenliyor . Üstelik 4. kez düzenliyorlarmış . Uzunca zamandır araştırdığım bu aktiviteyi gerçekleşmeden yakaladım sonunda. Bir manimiz olmazsa 29 Mart günü oyumuzu kullanıyor ve ardından teleferik kır kahvesinde buluyoruz .
 
Konu ile ilgili detaylı bilgi için blog alisko ' yu ziyaret etmenizi tavsiye ederim . LİNKİ BURDA

TBY ve Feysbuk'un Blogcuya Faydalarına Kısaca Bakış...

TBY ve Feysbuk'un Blogcuya Faydalarına Kısaca Bakış...

Blog yazarlarının en büyük okuyucu kitlesi yine blog yazarlarıdır sanırım =)) Bu genelleme muhibbi'nin temelini oluşturan e-posta grubu tarafından bozulsa da genelde çoğu blog yine blog yazarlarınca okunur .

 

Blogu tanıtım , organizasyon hazırlama açısından feysbuku kullanmakta çok doğru bir tercih olmamakta . Feysbuk üyesi ilginç bir kitle çünkü . Bende oradayım , geri kalan tüm 2 milyona yakın Türk gibi ama yinede eleştiri hakkım olduğu fikrindeyim o kitleyi . Eleştiri sebebim sosyal ağ kelimesini anlayamamamız . Paranoyakça yaklaşıyoruz her şeye . Birkaç feysbuk grubundan örnek vermek gerekirse :

 

Fotoğrafını kim çalmış

Profiline kim bakmış

Profiline bakanların listesini gör

Arkadaşın olmayanlarında profilini gör

 

Daha yüzlerce bunlar gibi abuk sabuk grup isimleri bulabiliriz . Her açtığınızda bunlara benzer grup davetlerini görmekten sıkılmadınız mı ?

 

Kaç kişi okur bu yazıyı bilmem , derde derman olacak kadar okuyacak insan olacağını da hiç sanmam ama yinede diyorum . Güzel kardeşim yok böyle bişey . Manyaklaşma , feysbuk sosyal ağdır ve iletişim kurup etkinlikleri paylaşman , foto-video paylaşman üzerine kurulmuştur . Paranoyakça yaklaşmanın alemi yok böyle bir siteye . Kim baktıysa baktı fotoğrafına , zaten görünmesini istemediğin fotoğrafın varsa ne diye tutarsın ki orda ? Hele fotoğrafına kim bakmışla , "arkadaşın olmayanlarında profilini gör" e aynı anda kayıtlı kişi sahtekarlık sınırını aşmış değil midir ?

 

Kısacası açtık feysbuk grubu ancak büyük beklentilerimiz olduğu için değil elbette . Birkaç arkadaşımıza davetiye yolladık sağolsunlar eklediler o kadar . Bir blog yazarı için daha fazla bir verim beklemek feysbuktan saçma .

 

Ama bir blog yazarı için aynı mantıkla kurulmuş ve herkesin üyeliğinin onaylanmadığı bir site olan blog yazarları yemede yanında yat cinsinden . Siteyi yeni buldum . Feysbukla çok benzer özelliklere sahip . Özelliklede etkinlik düzenleyebilme yeteneğinin olması dikkat çekici . Ben kaydoldum ve umutla İzmirli blogcuların buluşmasını bekliyorum =)) Kaydolursanız davetiye atınız bana da sanal arkadaşlık ağımızı büyütürüz =)) Şuanlık sitenin en büyük sorunu aktif değil gibi bir görüntüsü var . Canlılık yok en son etkinlikler temmuz ayından kalma ....

 

Türk Blog Yazarları Profilim

 

Facebook Grubumuz

 

NOT : Gözlerim ileri derece bozuk değil =)) ancak nedense her yazımda kelime yada harf eksik yazıyorum umarım bunda yoktur  

21. Yüzyılın Yarattığı Sanal Dünyalar

21.Yüzyılın Yarattığı Sanal Dünyalar

Bizler 20.yüzyılı da 21.yüzyılı da gören,hem asrın hem de  bin yılın değişimine tanık eden şanslı bir kuşağız.Yeni bir asıra girerken,teknoloji çağına tanıklık ederken; biz farkında olmadan birçok şey değişiyor.Ben 1986 doğumluyum.Bizim çocukluğumuzda playstation da yoktu,internet de cep telefonu da...Bir tek kanal vardı,o da TRT ve Susam sokağı,Hayvanlar alemi gibi eğitici,hepimizin keyifle izlediği programlar vardı.Oyuncak arabalarla oynamak,tabakları direksiyon yapmak,evcilik,saklambaç,yakalambaç,yerden yüksek,ip atlama,yakartop,istop,seksek gibi oyunlar oynamakla sınırlıydı aktivitelerimiz.En büyük lüksümüz,atari,gameboy ve tetristi.Okullarda meyve kutularından,kola kutularından ve kağıttan top yaparak futbol oynardık.Mahalle maçları yapardık,sokakta top oynardık,topumuz komşu teyzenin bahçesine kaçardı,o teyzelerin standart cümlesi şuydu:Keserim topunuzu.Maçlarımız,ya hava kararınca biterdi,ya da arkadaşlarımızdan birinin annesi yemeğe çağırınca...

Şimdi baktıkça sokakta oyun oynayanları göremiyorum.Herkesin elinde bir telefon,çocuklar ya telefonla ya bilgisayarla oynuyor,ya da internette kendine sanal bir dünya yaratıyor.Eskiden arkadaşımızın evine gittiğimizde koridorda maç yapardık,çeşitli oyunlar oynardık,şimdi ilk aranan şey internet, muhabbet de bir tek şu oluyor:Ben bir facebookuma bakayım,msnimi açsana.Facebookta 100'lerce arkadaşımız var,ama görüştüğümüz arkadaşlarımız sınırlı,çoğuyla sadece internet üzerinden görüşmeyi tercih ediyoruz.

Aile içi iletişim de  bozuldu.Anne,babalar televizyon başında,çocuklar,internet başında birbirinden kopuk,yakında bedenen yakın ama ruhen uzak bir şekilde yaşıyorlar.Herkes kendi odasına ve yaşam alanına çekiliyor.Sohbet yok,kendi hayatımızla ilgilenmediğimiz kadar dizi karakterlerinin hayatlarıyla ilgileniyoruz.El öperek bayramlaşmanın yerini herkese toplu mesaj çekerek bayramlaşma aldı.

Elbette ki teknolojik gelişmeye,ilerlemeye karşı durmak mümkün değil,çağa ayak uydurmak gerekli,internet de insanlığa çok faydalı bir icat, ancak her şeyi çok çabuk tüketiyoruz,arkadaşlıkları da,aşkları da,değerleri de... Teknoloji,bu tüketimi hızlandırıyor.Yeniliği hayatın her alanında eskiyi yok saymak,onunla bağını tamamen koparmak olarak algılıyoruz.

21.yüzyılın bir çok güzel şey getirirken bir çok şeyi götürdüğünü görebilirsek,yeni asrın yarattığı sanal dünyalardan biraz olsun kurtulabilirsek,interneti daha çok bilgi amaçlı kullanabilirsek,bizim için daha iyi bir çağ olacağını,yaşamdan aldığımız zevkin artacağını düşünüyorum.

Muhibbi Facebook

Muhibbi Facebook

 

Muhibbi'nin sağ sütun aldı başını gidiyor =)) şimdide Facebook grup linki eklendi . Hayırlı uğurlu olsun güle güle kullanın efendim =))

 

İşte Linki tıklayıverin bakim =))

Gelde Mutlu Olma Şimdi Yahu...

Gelde Mutlu Olma Şimdi Yahu...

Kızlarağası Hanı güzel İzmirimizin görülesi yerlerindendir demiştik . Tüm herkes bilsin , yurdun heryanı böyle bir güzellikle sanal alemde de olsa karşılaşsın istemiştik ve elde kamera gidip röportajlar yapmıştık . Şimdi yavaş yavaş semeresini alınca insan mutlu oluyor yaptıklarıyla . Faydalı olmak mutluluk veriyor . Bu şehrin bir parçasıyız ve hakkını veriyoruz dedirtiyor... Yapmış olduğumuz Kızlarağası Hanı çalışmasının bir videosunu Facebook'ta bir Kızlarağası Hanı sayfasında buldum .
 
Gelde mutlu olma yahu :=)))

İnternet Kullanan Birey Farklılaşıyor

 İnternet Kullanan Birey Farklılaşıyor

 

Oldukça ilginç bir tespitim var .

 

İnternet kullanıcısı , toplumun genel tutumlarından farklı tutumlar sergiliyor .

 

Bu teoriyi kuvvetlendirecekte 2 farklı savım var .

DEVAMI İÇİN TIKLA

 

Birincisi şu sıralar haber sitelerine düşen bir konu . İki haftadır sosyal paylaşım ağı facebook te 29 martta gerçekleşecek yerel seçimlerin anketi hazırlanmış . Sonuçlar muhtemel gerçek seçimlerde çıkması beklenen sonuçlardan oldukça farklı .

 

Burada dikkati çekmek istediğim konu işin siyasi yanı değil . Lütfen o yana çekmeyin . Sonuçların nasıl çıkması gerektiği , nasıl çıkmaması gerektiği üzerine bir fikirde değil . Sadece dikkat etmek istediğim konu bir gerçeklik . İnternet kullanıcısının kontrollü görsel ve yazılı medyadan farklı olarak haber edindiğini ve bunun tercihleri çok fazla etkilediğini düşünmekteyim .

 

Zaten gitgide artan blog yazarlığı da bu sürecin bir ürünüdür . İnsanların özgürce fikirlerini söylediği bir ortam internet .

 

İkinci savım ise muhibbi.bloggum.com ‘un en çok okunan yazıları sıralamasından . İstatistiksel olarak yılda 6 kişinin toplanıp 1 kitap bitirebildiği bir ülkede , en çok okunan yazıların kitap yorumları çıkması oldukça dikkate değer bir konudur . Bir çok kere en çok okunanlar zirvesinden inseler de tekrardan en çok okunan yazı olmayı başarmış durumdalar . Elbette Ayşe Kulin ve Ahmet Ümit gibi yurdumuzun en çok okunan yazarlarının kitaplarının incelemesinin ilgi görmesi şaşırtıcı değildir . Ancak bu yazıların insanların ortak noktası olması ve diğer tüm yazılardan daha çok yorum alan yazı olmaları internet kullanıcılarının kitap okuyan bir kitle olduğunun da ispatıdır .

 

Belki bir hayal gelebilir çoğumuza ama bir sonuç teorisine ulaşmak gerekirse internet doğru kullanıldığı vakit oldukça yüksek düzeyde toplumları geliştirici bir etki yaratabilmektedir . Özgür ve temiz bir internetin gelişmesi dileğiyle...

Burda Bir Yerde Atatürkçülük Olacaktı Gören var mı ?

Burda Bir Yerde Atatürkçülük Olacaktı Gören var mı ?

 

            Bu yazıyı belki de 10 Kasım ‘ da yazmalıydım ancak bir türlü ne fırsat bulabildin ne de istek geldi . Çünkü sıradanlaşıyorsan , herkes birbirine benziyorsa düşüncelerinde aslında gerçekten düşünen yoktur o yerde .

 

"Ah Atam şimdi sen olsan böyle mi olurduk ?"

"Atam sen kalk ben yatam"

"Atam izindeyiz"

 

            Ve bunlara benzer daha nice bilinen , alışılagelmiş söylemler . İşte bu yüzden birazda 11 Kasım ‘ı bekledim ki ah Atam şimdi sen olsan böyle mi olurduk diyene güzel kardeşim , Ata sana "Muhtaç olduğun kudret damarlarında ki asil kandadır" dememiş midir ? Habire sen kalkta ben yatam demen ilkokulda ezberletilen gençliğe hitabeyi aslında sadece öylesine bir yazı olarak okuduğunun itirafı olmuyor mu ? Aslında çokta yüklenmek istemiyorum bana , sana , ona yani sokaktaki adama çünkü yüklenilmesi gereken o kadar isim varken Ankara ‘da , bizim bu masumane yakarışımız o kadarda utanılacak bir durum olmasa gerek !

 

            Dürüst olmak gerekirse , meclisinde hain , hırsız , dolandırıcı , soysuz dolu . Kürsünde vatanın bütünlüğüne kastedenler yeminlerine rağmen , karakterlerini ifşa ediyorlar . Ama bir şey yapamazmışız buna DEMOkrasi diyorlarmış . Ankara öyle diyor...

 

            Sizler 1933 te gururla on yılda 15 milyon genç yarattık diyordunuz ya , işte biz onu ikiye katladık . Övünülür bir şey midir sayısal olarak arttırmak o gençliği şüpheliyim . Çünkü iki milyonu üniversite kapısında beklemede bir umut (Köy Enstitülerini kapattıkta duyurmuşlardır sana sonraları meslek liselerine döndük onu da elimize yüzümüze bulaştırdık)  Hoş üniversiteli olanlarında bir çoğu işsizlikten yakınıyor . Kimisi de yurtdışına kaçıyor , sahi senin döneminde yurt dışında buralara bilim adamları kaçarak geliyormuş doğrumu ?

 

            Aaa birde terör var tabi . Senin bağımsızlık uğruna önderlik ettiğin savaşta yitirdiğimiz canın iki kartını tükettiğimiz terör . Tam 25 yıl oldu çözemedik . Ankara dengeler diyor...

 

            Yine unutuyordum . Hani o yetiştirdiğimiz 25-30 milyon genç var ya , işte onlar sadece umutsuzda değil . Aynı zamanda asimle de oldu  bir çoğu . Bir garip konuşuyorlar , Türkçe ‘ye benzeyen ama Türkçe'den çok uzak ecüş bücüş bir dil . O dille seni çok sevdiklerini , senin izinde olduklarını söylüyorlar . "Nutuk" un yazarının sen olduğunu bilmeden . Bilseler de en son okunan kitap Atik Ali ise neye yarar bu bilgi oda var tabi . Senin bir Vatanperver , bir Bağımsızlık mücadelecisi olduğunu unutarak dünyaya entegre olan , küresel bir gençlik var artık . Sordum Halkçılık nedir , Milliyetçilik nedir , onu bunu bilmem En Karizmatik Lider Atatürk e üyeyim feysbukta dediler .

 

Baştada dedik ya çok yüklenmeyecektik sokakta ki adama , o zaman sormak gerek Türk Tarih ve Dil Kurumlarını senin adına yaptıkları darbelerle kapatanlara nedir bu hal diye ? Son 15 yılda kaç fakülte de Türk Devrim Tarihi tartışılarak , yorumlayarak , dünya siyasetiyle harmanlayarak okutuldu ? Sahi hiç duydunuz mu fakültelerde tarih yada Türk dilinden okul uzatanı ? Nasıl var olduğunu bilmeden yetişen bir nesil geliyor izinden Atam...

 

Senin bildiğini , gördüğünü daha da anlatarak can sıkmaya gerek görmüyorum . Biz sana benzeyen ancak senden düşüncelerini , hayallerinin arındırıldığı bir sana doğru ilerliyoruz .

 

Ankara sessiz , yorgun...

Gençliğin feysbuk öbeklerinde seni anıyor...