| | Create free blog ( Türkçe , Deutsch , Español )

Muhibbi

4 "aşk" etiketi kullanan gönderi "aşk" etiketi kullanan diğer içerikler resimler , videolar

BİR "CAN DÜNDAR" ŞİİRİ

BİR "CAN DÜNDAR" ŞİİRİ
 
     Dinlerken aşkı yeniden keşfedeceğiniz,
     Keşke bende böyle bir aşk yaşayabilseydim diyeceğiniz
     Bugüne kadar hissedilip de dile getirilmemiş aşka dair ne varsa bulacağınız,
     Sevgililere adanmış mükemmel bir aşk şiiri.
 
 
 
 
 
 
    Buyrun dinleyin...

Aşkı bir daha düşünmek için , Etme - Mevlana C.R.

Aşkı bir daha düşünmek için ,

Etme - Mevlana C.R.

CiHanDe

 

Şems'im (güneşim), ayım geldi  / Gözüm, kulağım geldi  / Gümüş bedenlim geldi /  Altın madenim geldi  /  Başımın sarhoşluğu geldi  /  Yolumu vuran geldi  /  Tövbemi bozan geldi  /  Gözümün nuru geldi  /  Başka ne dilediysem /  İşte o geldi...

 

 

Tatlı bir ömür gibi gitmeye niyetlendin

ayrılık atını eğerledin inadına.

Git, yeni ülkeler gör, büyülü diyarlarda gez.

Ama benimle eğleştiğin toprakları da unutma, hatırla emi!

 

Gittin ey sevgili şimdi yollardasın

Ayın değirmisini başına yastık yapmış uyumaktasın

güzel uykular, renkli düşler seninle olsun

ama bir zamanlar dizlerimde yattığını da unutma, hatırla emi.                   

 

 

Ya olduğun gibi görün   /  Ya göründüğün gibi ol  /  Şefkatte, merhamette güneş gibi ol  /  Ayıpları örtmekte gece gibi ol  /  Keremde, cömertlikte akarsu gibi ol  /  Tevazuda, mahviyette toprak gibi ol  /  Hoşgörüde  deniz gibi ol  /  Öfkede, asabiyette ölü gibi ol  /  Ya olduğun gibi görün, ya göründüğün gibi ol.                           

 

DEVAMI İÇİN TIKLA

 

 


 

MAEVE BINCHY- AŞK MUTFAKTA PİŞER

MAEVE BINCHY - AŞK MUTFAKTA PİŞER

 

   Binchy; 1940 İrlanda-Dublin doğumlu gazeteci, kısa öykü yazarı ve romancı. 23 yaşında iken, Kudüs'te İsa'nın son yemeğini yediği söylenen mağarayı ziyareti sırasında dini inancını yitirmiştir. Daha sonra ise savaş altında bulunan İsrail'e gitmiş ve oradan babasına yazdığı öykü niteliğindeki mektuplar sayesinde Irish Times'ta köşe yazarlığına başlamıştır(1969). Aynı zamanda İrlanda Feminist hareketinin ilk kadın editörü olmuştur. Ardından yazdığı "İtalyanca Aşk Başkadır" romanıyla uluslar arası bir üne kavuşmuştur. Eşi Gordon Snell ile birlikte şuanda Dublin'de yaşamaktadır

DEVAMI İÇİN TIKLA

   Binchy özellikle bayan okuyucu kitlesi tarafından çok bilinen ve çok okunan dünyaca ünlü, benim de okumaktan zevk aldığım, okurken içinde bulunduğum dünyadan tamamen uzaklaşıp, kendimi İrlanda'da ve romanın başrol karakteriyle özdeşleşmiş halde bulduğum, aşk/macera türünde toplam 13 eseri bulunan bir yazar. Kitaplarının en belirgin özelliklerinden biri, tüm kitaplarında olayların İrlanda'da, çoğunlukla da Dublin'de geçmesidir. Başrol karakterinde her zaman güçlü bir kadın yer alır. Şuana kadar 13 kitabından 8 tanesini okudum. Kitaplar arasında belirgin farklılıklar olduğunu söyleyemem. Hatta kitaplar arası misafir karakterler kullanan bir tarzı vardır. Örneğin Hayatın Ta Kendisi Lokantası'ndaki ana karakterlerden olan Quenteen's restaurantın sahibi Brenda Brennan, son okuduğum kitap olan Aşk Mutfakta Pişer'de de önemli yer almıştır. Okuduğunuz her yeni kitabı, sizi çok fazla şaşırtmaz ancak olaylar yine de sizi o kadar içine alıp sürükler ki, karşı koyamadan okursunuz. Ama bu durum bayanlar için geçerli olsa gerek çünkü, kitaplarında hafif dizi film tadı vardır, sürekli şimdi ne olacak diye beklersiniz. Bu yüzden bu kitapları okuyan bir erkeğe şuana kadar hiç rastlamadım. Umarım onlar da bir gün bulaşırlar Maeve Binchy çılgınlığına 

   Dublin'de doğup yaşadığı için, ben kitaplarında İrlanda'nın kültürünü, inanışlarını, yaşam tarzlarını, oranın gerçek insanını anlattığını düşünüyorum ve bunun üzerinden yorumumu yapacağım. Binchy'nin hikayelerinde hem güzel vardır hem çirkin. Hem inanç vardır hem inançsızlık ve inançsızlık çoğunlukla başrol karakterlerinde görülen bir izdir. Günlük hayattaki kadın-erkek ilişkilerinin ne kadar düz, sevgiden yoksun olduğu, aldatmanın veya kaçıp gitmenin çok normal bir hareket olarak algılandığı da işlenir, gerçek aşkın veya dostluğun çok derinlerde bir yerlerde saklı olduğu, bir insana güvenebilmenin, ona duyduğun saygının ne kadar önemli olduğu da... Adaletsizlik vardır ancak sonunda mutlaka o adalet yerini bulur. Kalabalıklar içindeki yalnız hayatları işler. Yani İrlanda insanının yerilecek bir çok özelliği olduğu gibi, övülecek tarafları da bir o kadar çoktur.

                                                                                                                                                                                                                                                                                               

   Dediğim gibi son okuduğum romanı Aşk Mutfakta Pişer oldu. En büyük hayali, ortağı Tom Feather ile kendilerine ait bir catering şirketi kurmak olan Sara Scarlet'ın hem dış hem de iç hayatına olan yolculuğu, hayatı sorgulayışı ve kendi doğrusuna ulaşmak için çıktığı yol gene soluksuz bıraktı beni. Ancak bugüne kadar okuduklarımın içinde beni olaylarıyla, akışıyla ve başka sebeplerden dolayı en çok etkileyen 3 kitabı oldu. Birincisi "Geri Döneceksin". Bu kitap, beni Maeve Binchy ile tanıştıran ilk kitabımdı, oyüzden yeri ayrıdır bende. İkincisi "Yalnız Kadınlar Sokağı". Bu kitap bence en mükemmeli diyebilirim. Olayların kurgulanışı muhteşemdi. Üçüncüsü ise "Yıldızlı ve Yağmurlu Geceler". Bu kitabında da farklı bir ortam yaratarak, çok farklı hayatları aynı noktada birleştirmeyi çok iyi başardığını düşünüyorum.

   Binchy'nin romanlarından bir tane bile okuyanlar, günlük hayatın rutin işleri arasında boğulmuşken sizi nasıl kurtardığını, kafa dinginliği sağlayıp rahatlattığını çok iyi bilirler. Okumayanların aklında olsun  

 

"ISSIZ ADAM" BİR SEVDA MASALI...

“ISSIZ ADAM”

BİR SEVDA MASALI…

  Çağan Irmak’tan,insanın içine işleyen,yüreğinizi lime lime edecek bir başyapıt daha…İzleyenlerin,mutlaka kendi hayatlarından bir iz bulacakları,gerçek hayatı yansıtan bir öykü.Aşkın,bir insan hayatını,zamanla nasıl ele geçirdiğini ve yarattığı değişimi anlatıyor,kalbinizi sıka sıka.Her şeyin olduğu gibi,ilişkilerin de sıradanlaştığı,anlamını kaybettiği bir anda,gerçek aşkı hatırlatıyor bize.Aşkı ve doğrularını, yanlışlarını, kazandırdıklarını, kaybettirdiklerini, pişmanlıklarını, geç kalınmışlığı anlatıyor…

  

 

DEVAMI İÇİN TIKLA